Yiyecek Paketlerinin Üzerindeki Etiketler Güvenilir Mi?

· 25 Aralık 2018
Süpermarketlerde, ürünlerin üzerinde yer alan etiketler, içerdikleri besinlerle ilgili değerli bilgiler içerirler. Ancak sorun genellikle sağlıksız olan bazı bileşenlerin anlaşılmaz şekilde bu etiketlerin üzerine yazılmasıdır. 

Bir ürünün içindeki malzemeleri anlamak için, paketlerin üzerindeki etiketleri okumanın önemini hepimiz biliyoruz. Bu ürünlerin içerdikleri yağ, şeker ve sodyum oranını anlamak için de kaynağımız etiketler. Ancak şunun da farkında olmalıyız; bu etiketlerin üzerinde yer alan bilgiler her zaman güvenilir değildir. Bu nedenle bu etiketlere güvebilir miyiz yoksa güvenemez miyiz, buna karar vermeliyiz. Gelin bu konunun detaylarına girelim ve kararımızı ona göre verelim.

Yiyeceklerin Üzerindeki Etiketler Bize Ne Söyler?

Yiyecek paketinin arkasındaki kutuda çok önemli bilgiler yer alır. Daha da önemlisi tüm tüketiciler bu kutunun varlığından haberdar olmalıdır. Doktor, beslenme uzmanı veya bilim adamı olmasak bile yiyeceklerin üzerindeki bu etiketleri okumamız tavsiye edilir.

Bu etiketlerde elimizdeki ürünün içerdiği yağ, şeker, sodyum, karbonhidrat ve lif oranı gibi önemli bilgiler bulunur. Ayrıca bizi o yiyecek tüketildiğinde ortaya çıkabilecek olası alerjiler hakkında da bilgilendirirler. Her bir porsiyonun içerdiği kalori miktarı da paketlerin üzerinde mevcuttur.

Ayrıca bu etiketlerin üzerinde son kullanma tarihi, saklama yöntemleri ve koruyucu, katkı maddesi ve tatlandırıcı gibi ürünün içinde yer alan maddeler hakkında bilgiler bulunur.

Yiyeceklerin Üzerindeki Etiketler Güvenilir mi?

Markette ürün gösteren görevli kadın

Tüketicilerin çoğu ürünlerin paketlerinin üstünde yazanları okumaz. Bu da yiyeceklerimizin içinde ne olduğunun tam olarak farkında olmadan neredeyse önümüze gelen her şeyi yememizin sebeplerinden biridir.

Bu bilgilere dikkat etmemek üreticilerin bizi gerektiği gibi bilgilendirmemesine, bu konuda daha serbest davranmasına yol açabilir.

Örneğin bir ürünün paketinin rengi, “Zeytinyağı ile yapıldı.” bilgisini veriyor olabilir. Ancak bu ürünün besin değerleri okunduğunda, zeytinyağının neredeyse yok denecek kadar az olduğunu – yüzde 2’den az – fark edebilirsiniz.

Pakette “Bitkisel yağ ile yapılmıştır.” yazıyor olabilir. Hatta doğrudan, “Bitkisel yağ” yazıyor olabilir. Yiyeceklerin üzerindeki etiketler çoğu zaman kullanılan yağ ile ilgili detaylı bilgi vermez.

Bu yağ Hindistan cevizi yağı mı yoksa palmiye yağı mı, belirtilmez. Bunlar aslında önemli bilgilerdir çünkü bu yağların yoğunlaşmış asit oranı yüksektir ve zeytinyağından veya ayçiçek yağından daha az sağlıklıdırlar.

Çoğu zaman ürünün boya veya koruyucu içermediğini söyleyen büyük etiketler de bizi yanıltırlar. Daha dikkatli bir şekilde incelersek, ürünün tadı yoğunlaştıran ünlü kimyasal katkı maddesi monosodyum glutamat içerdiğini fark edebiliriz. Bu madde, boya ve koruyucu madde sınıfına girmese de, sağlığımız açısından onlardan daha az zararlı değildir.

Alışveriş ederken başvurabileceğimiz basit bir kural vardır. Sağlıklı yiyecekler yemek ve sağlık sorunlarına yol açabilecek belli maddeleri tüketmekten kaçınmak istiyorsak, paketlerin üzerinde ismi kulağa tuhaf gelen ne kadar malzeme varsa, onun içinde o kadar yapay bir yiyeceğin olduğunu anlayabilirsiniz. Bu kural hiç sekmez.

5’ten fazla malzemenin yer aldığı yiyecek etiketlerine özellikle dikkat edin. Bunun sebebi yüksek oranda tuz, şeker, yağ, koruyucu ve yapay katkı maddesi içermeleridir.

Üstelik bu malzemelerin ne olduklarını okumakta veya anlamakta zorlanıyorsanız bu genellikle paketin içinde sağlıksız bir yiyecek olduğunun göstergesidir!

Gizli Bir Malzeme Olarak Şeker

küp şeker kasesi

Gıda ürünlerinde pek çok gizli malzeme bulunur. Bu malzemeler belli sebeplerle her zaman net değildir. Net olarak yazılmayan malzemelerden biri de şekerdir. Sinazucar.org isimli bir proje, düzenli olarak tükettiğimiz yiyeceklerin içerdiği glikoz miktarını ortaya koyuyor.

Bir ürünün içinde yer alan şeker miktarını, şeker küpleri olarak belirten bir sütun görmek ilginç oluyor. Küplerin sayısı ürünün ne kadar glikoz içerdiğini ortaya koyuyor. Hatta tuzlu yiyecekler için bile aynı durum geçerlidir!

Örneğin çilek reçelli doğal yoğurtta yaklaşık yedi küp şeker bulunuyor. Bir donutın içindeyse 9 adet küp şeker var. Her bir küp şekerin ağırlığının 2.3 gram olduğunu biliyoruz. Bu ürünleri tüketerek ne kadar çok şeker tükettiğimizi siz hesap edin!

Şeker pek çok farklı isim kullanılarak maskeleniyor ve genellikle yiyecek paketlerinin üzerinde yer alan hangi malzemenin aslında şeker olduğunu bile bulamıyoruz. Ne kadar maskelense de hepsi aynı, şeker şekerdir ve çok fazla tüketilmesi ciddi sağlık problemlerine yol açabilir.

Kısaca, üzerinde durmak istediğimiz şey işlenmiş yiyecekleri yoğun olarak satın almamız veya onları tükettiğimizde hastalanacağımız değil. Önemli olan ailelerimizle birlikte tükettiğimiz yiyeceklerin içinde neler olduğunun bilincinde olmak. Unutmayın, pazarlama dünyasında her şey göründüğü gibi değildir!