Salatalık Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

2 Aralık 2019
Hiç salatalığın nereden geldiğini düşünmüş müydünüz? Merak ediyorsanız, salatalığın tarihini ve besinsel değerini öğrenmek için yazımızı okumaya devam edin. 

Salatalık veya diğer adıyla “cacumis sativus” sarmaşık türünden bir bitkinin meyvesidir ve Cucurbitacae (kabakgiller) ailesinin bir parçasıdır. Bu ailede toplamda 850 farklı tür bulunur. Bu türlerin neredeyse hepsi katı kabuklu, uzun silindir şeklinde meyveler veren sarmaşıklardır.

Salatalığın Tarihi

Salatalığın kökeniyle ilgili farklı teoriler vardır. Her ne olursa olsun, farklı kültürlerden gelen insanlar onu o kadar uzun yıllardır tüketmektedirler ki, kökeninin ne olduğunun çok büyük önemi yoktur. Ancak bilim adamları nesli tükenmiş olan vahşi salatalığın güneyden, Afrika’nın tropik bölgelerinden geldiğine inanıyorlar.

Ancak salatalıkla ilgili ilk referanslara Mezopotamya’da ve neredeyse aynı zamanda, Mısır’da rastlanmıştır. Bu bilgiyi antik tarifleri toplayan ve sonra da yayınlayan Arkeolog Jean Bottéro sayesinde öğrendik. Salatalıktan bahsedilen en eski el yazması eser milattan sonra 2000 yılına aittir.

Salatalığın Mısır’da var olduğuna dair daha fazla kanıt vardır ve bu kanıtlar 3000 yıl öncesine, firavunun dönemine kadar uzanır. Hem Kuran’da hem de Eski Ahit’te, Musa’yı takip eden Museviler’in, bir zamanlar Mısır’da yedikleri yiyecekleri özlediklerin bahsedilir; bu yiyecekler arasında salatalık da vardır.

Milattan önce 1000 yılında salatalık tarımı, Akdeniz boyunca, Yunanistan’a ve Roma’ya doğru yayılmıştır. Pliny’e göre salatalık her zaman imparator Tiberius Caesar Augustus’un menüsünde yer alıyordu.

Romalılar salatalığı terapötik tedavilerde kullandılar ve fetih yoluyla Avrupa’nın geri kalanına ve Çin’e taşıdılar. Romalılara, salatalığı Avrupa’ya yaydıkları için teşekkür etmemiz gerekiyorsa, İspanya’ya da onu Güney ve Kuzey Amerika’ya getirdiği için teşekkür etmeliyiz.

Günümüzde Salatalık

Bugün salatalık Avrupa’da ve Güney Amerika’da yaygın bir şekilde yetiştiriliyor. Dünya çapındaki üretimine bakıldığında, domates, lahana ve soğandan sonra dünyada en çok ekilen dördüncü yiyecek olduğu görülüyor.

İnsanlar salatalığı çok çeşitli şekillerde tüketiyorlar. Salatalığın turşusu yapılıyor. Bu besin salatalarda kendine yer buluyor. Çin’in yıllık 23 tonu bulan tüketimi dikkat çekiyor. Onu Türkiye, İran ve ABD takip ediyor. İspanya uluslararası üreticiler arasında ilk 10’da yer alıyor ancak nüfusu yılda 500 bin tondan daha az salatalık tüketiyor.

dalında salatalık

2011 yılında, ‘Escherichia coli’ üreten Şiga toksininin yol açtığı hemolitik üremik sendrom nedeniyle büyük bir salgın yaşandı. Almanya’da en az 32 kişinin hayatını kaybettiği ve 1000’den fazla insanın enfekte olduğu açıklandı.

Salgın, yanlış bir şekilde “salatalık krizi” olarak anılan bir besin krizine yol açtı. Alman otoriteler E.coli salgını için önce suçu İspanya’dan aldıkları salatalıklara attılar.

Ancak Avrupa Komisyonu testler yaptı. Yapılan testlerde salatalıklarda bakteriyel bir kirlenme olmadığı bulundu. Ancak halk çoktan Almería, Málaga ve Granada’dan gelen salatalıklara sırtını dönmüştü. Sonunda suçlunun kereviz olduğu anlaşıldı.

Avrupa’da salatalık krizini başlatan E.coli bakterisinin mutasyona uğramış hali, 2012 yılının yazında Japonyayı sarstı. Bu defa, suçlu, kerevizin yerine, ülkede popüler bir yan yemek olan düşük tuzlu lahana turşusuydu.

Salatalık Çeşitleri

Yıl boyunca yetişen bir ürün olmasına rağmen, seralar nedeniyle salatalık, yaz mevsimi ile ilişkilendirilen bir besindir.

Asıl yetişme dönemi Haziran ile Eylül arasıdır. Salatalıkların her tarafları yeşil renk olduğunda, sıkı göründüklerinde ve çıtırdayarak bölündüklerinde, onları toplama zamanı gelmiş demektir. Çiftçiler salatalıklar sarıya dönene kadar onları sarmaşığın üzerinde bırakmamalıdırlar.

Boyu, şekli ve kabuğunun rengi salatalığın çeşidinin ne olduğunu belirler:

  • Turşuluk salatalık: Turşuluk salatalıkların boyları daha küçüktür. Maksimum 15 santimetreye ulaşırlar. Ağırlıkları ise ortalama 125 gramdır. Sarı veya beyaz çizgili yeşil kabukları vardır. Taze veya salamura şekilde yenebildikleri için popülerdirler.
  • Dilimlemelik salatalık: Dilimlemelik salatalıklar 20-25 santimetre civarındadırlar. İki tür dilimlemelik salatalık vardır: Çıkıntılı veya düz.
  • İngiliz salatalığı: Bu türün boyu 25 santimetreyi bulabilir. Oluklu pürüzsüz bir kabuğu vardır.

Kategorilere ayırmaya gelince, nasıl tüketildikleri dikkate alınır. Taze ve turşuluk çeşitler vardır. Ayrıca insanlar ekim yöntemine göre de sınıflandırmaya yaparlar. Bunlar da sera ve tarla şeklindedir.

salatalık dilimleme bıçak

Salatalığın Besinsel Değeri

Besinsel değerine gelince, salatalığın özellikle su içeriği çok yüksektir. Neredeyse yüzde 97’si sudur. 100 gram salatalıkta 14 kalori bulunur. Salatalık kalsiyum, fosfor ve potasyum açısından zengindir.

Vitamin değerlerine gelince, C vitamini en yoğun bulunan vitamin türüdür. Salatalıktaki diğer vitaminler o kadar azdır ki onlara değinmeye bile gerek yoktur.

Salatalığı beslenme programınıza dahil etmeniz kolaydır. Onu salatalara ekleyerek çiğ bir şekilde tüketebilir veya soğuk ya da oda sıcaklığında yenen çorbalarda kullanabilirsiniz. Siz salatalığı nasıl yemeyi seviyorsunuz?

  • Bottéro, J. (2005). La cocina más antigua del mundo: la gastronomía en la antigua Mesopotamia. Tusquets
  • García, F. G., & Barrio, M. G. (2009). El Mare Nostrum Digital: mito, ideología y realidad de un imaginario sociotécnico. ICONO 14, Revista de comunicación y tecnologías emergentes, 7(1), 7-30
  • FAO, S. (2013). FAOSTAT database. Food and Agriculture Organization of the United Nations, Rome, Italy, 1
  • Pepino (Cucumis sativus L. ). 2013. http://www.euroresidentes.com/Alimentos/pepino.htm
  • Salinas, R. J. (2013). Seguridad alimentarias versus crisis alimentaria. Anales de la Real Academia de Ciencias Veterinarias de Andalucía Oriental, (26), 141-155