Spor Dünyasında Medeni Sorumluluk

15 Şubat, 2020
Belirli spor etkinliklerinde veya belli başlı durumlarda, spor dünyasında medeni sorumluluğun altını çizmek gerekir. Bu durum ne zaman olur ve böyle durumlara karşı nasıl davranmalıyız?
 

Sporda medeni sorumluluk kavramı bugün hala oldukça karmaşık bir konudur. Herhangi bir sporun yapıldığı bir müsabaka sırasında yaralanmalar gibi bazı riskleri gönüllü olarak üstlenmeyi gerektirir ve bu dikkate alınması gereken çok önemli bir husustur.

Peki spor alanındaki üçüncü taraflara verilen hasarlara ne zaman ve nasıl karşılık vermek gerekir? Spor bağlamında üçüncü taraflar hakkında konuştuğumuzda, sadece spora doğrudan katılan profesyonelleri mi kastediyoruz yoksa bu kavram amatörleri ve etkinlik organizatörlerini de içeriyor mu?

Medeni Sorumluluk ve Sporun Doğasında Olan Riskler

Medeni sorumluluk kavramı bir kişinin üçüncü taraflar üzerindeki eylemlerinden kaynaklanan sonuçlar için suçlanması olasılığını ifade eder. 

Temel olarak, her insan toplumdaki eylemlerinden sorumlu tutulmalı ve doğrudan veya dolayı olarak ortaya çıkan fiziksel veya ahlaki zararların diğer kişilere tazmininden sorumlu olmalıdır.

Medeni sorumluluk hak ve yükümlülükleri olan tüm konular için geçerlidir. Serbestçe yapılan bir fiilin sonuçlarını tanıyan, kabul edebilen ve kanuni sorumluluk yaşında olan kişiler için geçerlidir. Bu nedenle üzerine sorumluluk yüklenemeyecek kişilere sorumluluk yüklemek mümkün değildir.

Bununla birlikte 1990 Spor Yasasının 10/1990 sayılı kanunu, tüm sporların risk içerdiğini idrak eder ve sporcuların profesyonel veya amatör bir şekilde bir spor dalını gönüllü olarak uygulamaya karar verirken bu riskleri aldığını bilmelidir. 

 
boks maçı

Bu nedenle, resmi devlet müsabakalarına katılan bütün sporcuların zorunlu spor sigortasına sahip olması gerekir. Asgari sigorta hakları 4 Haziran tarihli 849/1993 sayılı Kraliyet Kararnamesi ile düzenlenmiştir.

Ne Zaman Uygulanabilir?

Bir maç veya müsabaka sırasında oyunun kurallarına ve sporun etik standartlarına uygun yapılan hareketler medeni sorumluluk kapsamında görülmez.

Örneğin, her iki tarafında ringe girmeden risklerin var olduğunu bilmesi ve rakibini boks kuralları dahilinde nakavt etmesi durumunda bir boksörü sorumlu tutmak mümkün değildir.

Düşünülmesi gereken başka bir soru ise hasara veya yaralanmaya neden olan kişinin oyunun kurallarını veya spor dalının etik kurallarını ihlal etmesi durumudur. 

Başka bir deyişle, üçüncü taraf veya taraflara verilen hasar yapılan sporun sıradan riskleri arasında yer almıyorsa sporda medeni sorumluluk gözetilebilir. Bu nedenle hasar ihmalin, dikkatsizliğin veya haksız fiili işleyen kimsenin kasti hareketinin sonucu olabilir.

Boks örneğiyle devam edecek olursak, boksörlar izin verilmeyen bölgelere vurmaktan, kafa atmaktan ve sporculuğa aykırı genel ihlallerden sorumlu tutulabilir. Bu bağlamda iyi bir örnek Mike Tyson’ın Evander Holyfield’ın kulağını ısırması olabilir.

 

Ayrıca, tırmanma ve dağcılık gibi rehberlerin bulunduğu sporlarda genellikle faaliyetlerin gerçekleştirilmesinde sözleşmeye bağlı bir sorumluluk vardır. Temel olarak, bu profesyoneller bilgilerinin diğerlerine zarar vermemesi için ihmalkar ve dikkatsiz olmama sorumluluğunu üstlenir.

dağ yürüyüşü

Spor Etkinliği Organizatörlerinin Medeni Sorumluluğu

Sporcuların, eğitmenlerin ya da rehberlerin yanı sıra, spor etkinliği düzenleyenlerin de mesleki faaliyetlerini yerine getirme yükümlülükleri ve sivil sorumlulukları vardır.

Bu konuda en bariz örnek, hem sporcuların ve teknik personelin hem de bu etkinliklere katılan taraftarların güvenliğini sağlama görevidir.

Basit bir şekilde anlatmak gerekirse, sporun yapılmasının güvenli bir ortamda gerçekleşmesini sağlamak ve böylece bütün katılımcıların zarar almaması için tesislerin gerekli önlemlere sahip olmasını sağlamak bir organizatörün görevidir.  Bu medeni sorumluluğa uyulmaması, yaralanan üçüncü tarafın tazmin edilmesi veya telafi edilmesi yükümlülüğüne yol açabilir.

Bununla birlikte, spor etkinliğine ilişkin personelin müdahalesi olmadan başka kişilerin veya tesislerin neden olabileceği zarar durumları gibi istisnalar vardır.

 

Ayrıca, üçüncü tarafın kasten neden olduğu hasar ve kaza durumlarında medeni sorumluluk adı altında herhangi bir tazminat veya telafi olmayacaktır.

  • Ley 10/1990, de 15 de octubre, del Deporte. Extraído de: https://www.boe.es/buscar/pdf/1990/BOE-A-1990-25037-consolidado.pdf
  • Real Decreto 849/1993, de 4 de junio, por el que se determina las prestaciones mínimas del Seguro Obligatorio Deportivo. Extraído de: https://www.boe.es/buscar/doc.php?id=BOE-A-1993-16129