Depresyon ve Anksiyete İle Mücadele İçin Fiziksel Egzersiz

Depresyon ve kaygı bozukluğu, dünya çapında milyonlarca insanı etkilemektedir. Son yıllarda, sağlık çalışanları psikolojik sıkıntıyı önlemek ve mücadele etmek için aktif bir yaşam tarzının önemini vurgulamaktalar.
 

Depresyon ve anksiyete için fiziksel egzersiz gibi yeni terapi yöntemleri psikolojide yeni bir konudur. Geçen yüzyıldan beri, bu zihinsel bozukluklarla savaşmanın iki yolu vardır: Bir doktor tarafından reçete edilen ilaçlar ve psikoterapi.

Bununla birlikte, giderek daha fazla profesyonel, psikolojik sıkıntıyı önlemek ve mücadele etmek için aktif bir yaşam tarzının önemine dikkat çekiyor.

Depresyon ve kaygı, garip görünseler de, günümüz toplumunda çok fazla yaygındır. Dünya Sağlık Örgütü rakamlarına göre, dünya nüfusunun %4.4’ü depresyondan muzdarip. Ayrıca 2030 yılına kadar depresyonun engelliliğin başlıca nedeni olacağı tahmin edilmektedir.

Anksiyeteden bahsedersek, Avrupa’da nüfusun %10.4’ü anksiyete bozukluğundan muzdariptir. Bu rakamlar, bu sorunların münferit durumlar olmadığını ve çok sayıda insanı etkilediğini yansıtmaktadır.

Depresyon ve anksiyetenin belirtileri nelerdir?

Depresyon ve anksiyetenin farklı semptomları olmasına rağmen, gerçek şu ki, birbirleriyle yakından ilişkilidir. Bir kişinin her iki bozukluğun semptomlarına sahip olması ya da aynı zamanda depresyon ve anksiyete teşhisi konması yaygındır.

Depresyon farklı şiddet dereceleriyle ortaya çıkabilir; en yaygın belirtiler arasında aşağıdaki örnekler vardır:

  • Üzüntü ve motivasyon eksikliği
  • Günlük aktivitelere olan ilgi kaybı
  • Suçluluk hisleri
  • Uyku ve iştah düzenindeki değişiklikler
kadın

  • Dikkat eksikliği ve konsantre olmada zorluk
  • Daha ağır vakalarda intihar düşünceleri
 

Öte yandan, anksiyete bozuklukları çok sayıda rahatsızlığı içerir: spesifik fobiler, genel anksiyete bozukluğu, panik bozukluğu vb. ama hepsinin ortak noktası, geleceğe yönelik aşırı endişe ve olumsuz ve ölümcül olayların beklentisidir.

Fiziksel egzersizin psikolojik etkileri

Fiziksel egzersizin sadece vücut için faydaları yoktur, aynı zamanda aşağıda gösterilen dört nedenden dolayı psikolojik refahı da etkiler:

  • Monoaminlerin salınımını arttırır: Egzersizden sonra beyin dopamin, endorfinler ve serotonin salgılar. Bu maddeler huzur, esenlik ve mutluluk hissi üretir.
  • Amaç ve hedeflerin yerine getirilmesi: Belirlenen amaç ve hedeflere ulaşılarak kişinin ödül sistemi etkinleştirilir. Bu olduğunda, büyük bir memnuniyet ve neşe duyarız.
  • Geliştirilmiş benlik saygısı: Vücudun görünüşündeki değişiklikler, ilerleme yoluyla başarı hissi ile birlikte benlik saygısını olumlu yönde etkiler.
  • Sosyal izolasyonu azaltır: Bir grupta fiziksel egzersiz yaparken, diğer insanlarla etkileşim artar. Bu şekilde, kişi bir grup içinde desteklendiğini ve sevildiğini hisseder.

Depresyon ve anksiyete tedavisi için fiziksel egzersiz

Daha önce de gördüğümüz gibi, fiziksel egzersiz hem vücuda hem de zihne fayda sağlar. Yine de soru hala var: fiziksel egzersiz psikolojik sıkıntıyı önleyebilir ve iyileştirebilir mi?

Fiziksel egzersizle depresyonla mücadele

Fiziksel egzersizin depresif belirtilerin tedavisinde etkili bir önlem olduğu kanıtlanmıştır. Orta düzeyde fiziksel aktivite, uyku bozukluklarından muzdarip insanlar için alternatif bir tedavi olarak kullanılır; ana depresyon belirtilerinden birinin uykudaki değişiklikler olduğunu unutmayın.

 

Öte yandan, tek bir etkili egzersiz şekli yoktur. Farklı aktivitelere – aerobik egzersiz, kuvvet antrenmanı, dans, yoga, hidroterapi gibi – müdahaleler psikolojik refahta olumlu sonuçlarla gerçekleştirilmiştir.

spor

Her ne kadar fiziksel aktivite depresyon belirtilerini azaltsa da, bir sağlık uzmanı tarafından değerlendirilmesi gereken bir durumdur. Bizi işaret eden yönergeleri izleyerek, fiziksel egzersizi psikoterapi seanslarıyla birleştirmeliyiz.

Fiziksel egzersizle kaygı ile mücadele

Fiziksel egzersizin depresyonun tedavisinde yardımcı olabileceği gibi, anksiyete aktif bir yaşam tarzı ile azaltılabilir. Cork Üniversitesi tarafından yapılan bir çalışmada, fiziksel aktivite seviyeleri ile kaygı arasında negatif bir ilişki bulunmuştur.

Buna ek olarak, takım sporları oynayan insanlar genellikle en düşük kaygı düzeyine sahiptir. Bu bulgu, bireysel egzersize kıyasla grup egzersizin avantajlarını güçlendirmektedir.

Fiziksel aktivite ayrıca kronik hastalığı olan insanların yaşam kalitesini artırır. Epilepsy & Behaviour (Epilepsi ve Davranış) tarafından yapılan bir çalışma, hareketsiz bir yaşam tarzının epilepsili kişilerde anksiyete gelişimi için bir risk faktörü olduğunu belirtmektedir. Bu nedenle, fiziksel egzersiz sadece kaygıyı tedavi etmekle kalmaz, aynı zamanda diğer rahatsızlıkları olan kişilere de rahatsızlıklarında yardım edebilir.

Çıkarılan Sonuç

Kısacası, fiziksel egzersizin depresyon ve anksiyete üzerinde terapötik etkileri vardır. Aktif ve sağlıklı bir yaşam tarzına öncülük etmek sadece fiziksel sağlık için değil, aynı zamanda zihinsel sağlık için de faydalıdır. Bununla birlikte, zihinsel bozuklukların bir uzman tarafından teşhis edilmesi ve değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

 
  • De Lima, C., de Lira, C. A. B., Arida, R. M., Andersen, M. L., Matos, G., Guilhoto, L. M. D. F. F., … y Vancini, R. L. (2013). Association between leisure time, physical activity, and mood disorder levels in individuals with epilepsy. Epilepsy & Behavior, 28(1), 47-51.
  • González, I., Gómez, N., Ortiz, R., & Ibarra, V. (2018, December). Ejercicio físico como tratamiento adyuvante de los trastornos mentales. Una revisión narrativa. In Anales de la Facultad de Ciencias Médicas (Vol. 51, No. 3, pp. 27-32).
  • McMahon, E. M., Corcoran, P., O’Regan, G., Keeley, H., Cannon, M., Carli, V., … y Balazs, J. (2017). Physical activity in European adolescents and associations with anxiety, depression and well-being. European Child & Adolescent Psychiatry, 26(1), 111-122.