Glütensiz Diyetler: Tartışmalı Bir Besin Maddesi

16 Ocak 2019
Glüten pek çok tahıl ürününde yer alan bir bileşen grubudur. Maalesef beslenme açısından bakıldığında, glütenin insan vücudu için önemli faydaları olduğu söylenemez. 

Glütensiz diyetler günden güne daha popüler oluyor. Ancak bu beslenme programlarını tıbbi danışmanlık almadan uygulamaya başlayan pek çok insan var. Çölyak hastalığı veya protein tüketimine bağlı oluşan bir rahatsızlığı olan kişiler için glütensiz diyetler mecburidir.

Popülerleşmiş bir fikir birliğine göre glüten tüketiminin adı ciddi bir şekilde kötüye çıktı. Sindirim sorunu veya başka tıbbi sorunlar yaşayan pek çok insan kendilerine göre glüten tüketimlerini azaltmayı seçiyor.

Bunun yanı sıra bu proteinlerin obezite ve aşırı kilo alımıyla bağlantılı olduğunu düşünen insanlar da var. Bu yüzden glüten tüketmelerinin diyabet sorunuyla karşılaşmalarına yol açabileceğine inanıyorlar.

Glüten: Tartışma Yaratan Bir Besin Maddesi

Çölyak hastalığı veya glüten alerjisi olmayan pek çok sağlıklı yetişkin glütensiz diyetlerin açık bir şekilde kilo vermeye yol açtığını fark etmiştir. Bu fenomeni, dünya çapında tanınmış bazı ünlüler de glütensiz diyetler sayesinde formda kaldıklarını söyleyerek desteklemektedir.

glutensiz yiyecekler

Ancak aynı zamanda bu söylemleri destekleyen herhangi bir bilimsel çalışma yoktur. Hatta bazı uzmanlar, “pro-glüten”(glüten yanlısı) diyet uygulayan kişilerin kalp sorunlarıyla karşılaşma riskinde hafif bir düşüş olduğunu bulmuşlardır.

Daha fazla tam tahıllı yiyecek tüketmenin sağlıklı olduğunu söyleyerek glüten yemek haklı çıkarılabilir. Elbette çölyak hastalığı olanlar veya glüten intoleransı olanların bu maddeyi tüketmeleri yasaktır.

Glütensiz Diyetlerle İlgili Sorun Neden Kaynaklanıyor?

Bir diyetin verimliliği genellikle onun aşırılıklardan kaçmayı ve dengeyi sürdürmeyi sağlama becerisinde yatar. Uzmanlar sağlıklı yetişkinlerin glütenden uzak durmalarının verebileceği herhangi bir yarar bulamamışlardır. Ancak çok fazla glüten tüketilmesine de karşı çıkarlar.

Aşırı kilo, yüksek kolesterol veya dolaşım sorunlarının yaşandığı durumlarda glüten, daha büyük bir sorunun içinde yer alan pek çok elementten biridir, fazlası değil.

Aşırı kilonun asıl nedenleri bol miktarda un ve doymuş yağ barındıran dengesiz beslenme programlarıdır. Aynı zamanda bu beslenme programlarında daha az taze yiyeceğin yer aldığı da görülür.

Uzmanlar beslenme programında yer alan bu proteinlerin azaltılmasıyla kilo verme arasında doğrudan bir ilişki kurmamışlardır. Diyabetin gelişimiyle de doğrudan ilişkili olduğunu onaylamamışlardır. 

Aslında araştırmalar, kendisi bir besin sağlamasa bile, glütenin kalsiyum ve D vitamini gibi besinlerin özümsenmesinde önemli bir rol oynadığını gösteriyor.

d vitaminli yiyecekler

Glütensiz Diyetler Ne Zaman Mecburidir?

Uzmanlar dünya nüfusunun yüzde 1’inde çölyak hastalığı veya glütenle ilişkili başka bir bozukluk olduğunu düşünüyorlar. Ayrıca semptomlara nadiren tanı konduğuna inanıyorlar. Bunun sebebi, çoğu zaman semptomların çok da belirgin olmaması.

Bu negatif etkileri kontrol etmede etkili olabilecek tek yöntem glütensiz bir beslenme programı uygulamaktır. Ancak bu diyetler de güvenlik alanı veya net bir şekilde tanımlanmış eşikler sunmuyor.

Diyetlerin Ötesinde

Glüten hassasiyeti olan insanların yüzde 80’inin sindirim yollarında bir tür kalıcı lezyon vardır.

Bu durum pek çok faktör nedeniyle oluşabilir ve bu durum kişiler katı bir diyet planı uygulasalar bile gerçekleşebiliyor. Çapraz kontaminasyon veya çok az miktarda glüten içeren ilaçların tüketilmesi gibi durumlar bile buna neden olabiliyor.

Taze, İşlenmemiş Yiyeceklere Öncelik Verilmeli

Şu anda marketlerde bol miktarda glütensiz ürün seçenekleri mevcut. Ancak çölyak hastalığı veya glütenle ilişkili bir sorunu olan insanlar sağlıklı beslenmek için çok basit bir temel prensibi takip etmeliler; denge.

Bu protein içermeyen işlenmiş unların çoğu “sıradan” ürünlerle aynı etkiyi yaratabilir. Yani diğer negatif etkilerinin yanı sıra kilo alımına ve dolaşım sorunlarına yol açabilirler.

Ayrıca bu tür diyetlerin ekonomik yönlerini de düşünmelisiniz. Şirketler tarafından glüten hassasiyeti olan kişiler için üretilen ürünler, normal ürünlerin 3-4 katı fiyatlara satılabiliyor.

Bol miktarda sebze, meyve ve lif içeren bir beslenme programı uygulamak her zaman çok önemli. Ayrıca dengeli bir beslenmenin olmazsa olmazlarından balığı ve yüksek kaliteli eti de unutmamalısınız.

Böylece ne zaman yemeğe otursanız besin dolu yiyecekler tüketmeyi garanti altına almış olacaksınız.