Tarihte İz Bırakan En Uzun Tenis Maçları

2 Aralık 2019
İnsanlık 20. yüzyıl boyunca olağan sürelerini aşan tenis maçlarına tanıklık etti. Rakiplerin kıran kırana mücadeleleri ve tenis becerileri sayesinde, günümüzde, 21. yüzyılda da bu trend devam ediyor. 

Genellikle tenis maçları 2 – 3 saat arası sürer ancak her zaman olağan dışı durumlar yaşanabilir. Hatta neredeyse 11 saat süren maçlar da olmuştur. Bu yüzden bugünkü yazımız sayesinde hem bu maçları hatırlamış hem de tenis tarihindeki en uzun maçlardan bazılarını gözden geçirmiş olacağız.

Son yıllarda tenis oyuncuları daha yetenekli hale geldi. Bu da süresi 6 saati bulan maçların daha olağan bir şey haline gelmesini sağladı. Daha da fazlası, günümüzde rakip oyuncuların sahada gösterdikleri performans birbirlerine çok yakın. Bu nedenle maçların beklenenden uzun sürmesi o kadar da beklenmedik bir şey değil.

20. Yüzyılın En Uzun Tenis Maçları

Bu simgesel maçlardan biri, 1969 yılında Amerika’lı tenis oyuncuları Pancho Gonzales ve Charles Pasarel arasında oynanan maçtı. Wimbledon turnuvasında gerçekleşen karşılaşmada, Gonzales 112 oyun oynadı, ilk iki seti kaybetti ama sonunda rakibini yenmeyi başardı.

Bu maçın üstünden kısa bir zaman geçtikten sonra setlerin uzamasını önleyen eşitliği bozucu uzatma oyunu (tiebreaker) tenise dahil oldu.

1982 yılında Roland Garros‘u henüz kazanan 17 yaşındaki tenis oyuncusu John McEnroe, 6 saat 22 dakika süren bir maçla rakibi Mats Wilander’i yenerek Davis Kupası’nı kazandı. Bu zaferle, bu şampiyonada oynadığı 12 maçı da kazanarak yeni bir rekora imza atmış oldu.

tenis john mcenroe

21. Yüzyılda Tenis Kortlarında Neler Yaşanıyor?

Fransız tenis oyuncuları Arnaud Clement ve Fabrice Santoro 2004 yılında Açık sezonundaki Grand Slam turnuvasında oynadıkları 6 saat 33 dakikalık maçla yeni bir rekora imza attılar.

Santoro’nun galibiyetiyle sonuçlanan maç Pazartesi günü başladı ancak beşinci sette 5 – 5 eşit durumdalarken ışığın az olması nedeniyle askıya alınmıştı.

2005 yılında Tennis Masters Kupası’nda Arjantinli oyuncu David Nalbandian ve İsviçreli oyuncu Roger Federer 4 buçuk saat süren bir maç yaptılar. Sonunda kazanan Arjantinli oyuncu oldu. Böylece İsviçreli rakibinin üst üste 24 final oyunu kazanarak oluşturduğu seriyi de bozmuş oldu.

Bundan bir yıl sonra, 2006’da, bir başka uzun tenis maçı oynandı. Bu defa Knowles ve Nestor ikilisi, Aspelin ve Perry ikilisiyle Wimbledon’da karşı karşıya geldi. Oyun 6 saat 9 dakika sürdü ve ışığın az olması nedeniyle oyunun bitmesi iki gün sürdü. Final setinin sonucu 23-21’di.

Daha da yakın bir tarihte, 2009’da, İngiliz takımı, Davis Kupası elemelerinde Ukrayna’ya karşı kimin oynayacağına karar vermek için kendi oyuncularını birbirleriyle yarıştırdı.

tenis topları raket saha

Ancak Chris Eaton takım arkadaşını yenmek için tam 6 saat 40 dakika süren bir maç yapınca, işler tersine döndü. Ukrayna’ya karşı oynamadan önce yorulan oyuncu 4-1 ile yenildi. .

Bu yıl Davis Kupası’nda yarı finalde, Radek Stepanek ile Ivo Karlovic arasında 5 saat 59 dakika süren bir maç yapıldı. Maç 4 kez uzatma oyununa kaldı. Sonunda son sette 16-14 ile kazanan Çekli oyuncu Radek Stepanek oldu.

Ancak önemli bir nokta daha vardı. Karlovic belki maçı kazanamadı ama 78 isabetli servis atışıyla bir dünya rekoru kırmış oldu.

Yenilmez Rekor

Son yıllarda ise bir başka inanılmaz uzun tenis maçı oynandı. 2015 yılında Davis Kupası’nda Leonardo Mayer ve Joao Souza 6 saat 43 dakika süren bir maç yaptılar. Final seti 15-13’lük skorla bitti.

john isner maç kort

Maçın tamamlanması 3 gün sürdü. İkinci gün oyuncular hiç dinlenmeden 7 saatlik bir maç yaptılar. Amerikalı oyuncu finalde 70-68’lik skor ile kazandı. En uzun maç olmanın yanı sıra başka rekorlar da kırdılar:

  • Servisle en çok sayı elde edilen maç, 216.
  • En uzun set, 8 saat 11 dakika.
  • En fazla sayı atılan maç, 980.
  • Bir maçta bir oyuncu tarafından atılan en yüksek sayı, 502 – oyunu kaybeden Mahut tarafından elde edildi.

Bu maçları oynamak oyuncular açısından hem fiziksel hem de zihinsel manada oldukça yorucu çünkü turnuvalar çok uzun sürmüyor. Oyuncular 2-3 gün sonraki diğer maça çıkmadan önce yorgun düşmüş oluyorlar.

Ancak bu sporu sevenler için uzun maçları izlemenin çok keyifli olduğu da bir gerçek.