Kivi Yemenin Sağlığımız Açısından Faydaları Nelerdir?

5 Şubat 2019
Tropik kökenine rağmen kivinin en iyi şekilde yetiştirildiği yerler ılıman ve nemli iklimlerdir. Bugün bu meyvenin üretiminde ve ithalatında liderliği elinde bulunduran ülkeleri Çin, İtalya, Şile, Fransa, Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri olarak sıralayabiliriz. 

Pek çok beslenme uzmanı belli yiyeceklerden “mucizevi yiyecek” olarak bahsetmekten kaçınıyorlar. Ancak bazı istisnalar var. Bu istisnalardan biri de kivi; olağanüstü ve sıra dışı besin fikrine çok yaklaşan bir meyve.

Tüylü kahverengi bir kabuğu olan bu küçük yeşil meyvenin pek çok faydası var. Antik Çin’de bu meyvenin tıbbi özellikleri nedeniyle talep görmesi tesadüf değil. Kökeninin Yeni Zelanda’ya dayandığıyla ilgili yaygın inanışın aksine bu meyvenin Antik Çin’de kullanıldığı düşünülüyor.

Kivi: C Vitamini Kralı

Geleneksel açıdan baktığımızda en fazla C vitamini içeren meyvenin portakal olduğunu düşünürüz. Ancak en fazla C vitamini içeren meyve portakal değil kividir.

kiviler

Çinde Yang Tao olarak bilinen bu meyvenin bir kasesinde günlük C vitamini ihtiyacının yaklaşık yüzde 273 fazlası bulunur. Bu miktar bir porsiyon portakalın içerdiği C vitamini miktarının 5 katıdır.

Bileşenleri sayesinde kivi, vücudumuzda bulunan serbest radikalleri yok eder, güçlü bir antioksidandır. Bu serbest radikaller erken yaşlanmadan sorumludurlar. Ayrıca bağışıklık sistemini güçlendirir ve virüs, bakteri ve enfeksiyon oluşumunu azaltır.

C vitamini kan basıncını düzenler ve kötü kolesterolü düşürür. Genel olarak kivi kalp sağlığıyla ilgili sorunlardan kaçınma konusunda da iyi bir müttefiktir. Ayrıca katarakta yakalanma riskini de azaltır.

Sinir Sistemi Dostu

Her gün yoğun olarak strese maruz kalan kişilere bu meyveden daha fazla tüketmelerini öneriyoruz. Stres seviyesini ve anksiyeteyi düşürmedeki etkisi kanıtlanmışın da ötesindedir.

Aynı şekilde bir iş görüşmesine gitmeden önce birkaç dilim kivi yemek de sakin kalmanıza yardımcı olabilir.

Kilo Kontrolüne Yardımcı

Ortalama büyüklükteki bir kivide (yaklaşık 6.2 santim uzunluktadır) yalnızca 54 kalori, 0.4 gram yağ ve bir büyük ananasta bulunan şeker miktarı kadar şeker bulunur.

Tüm bunlar bol miktarda lifle tamamlanır. Yani bu meyve, kilosunu kontrol altında tutmak isteyen insanlar için de önerilebilir.

tartılan kadın

Omega 3 Açısından Zengin

Omega 3, vücudumuzun kendi başına üretemediği önemli bir yağ asididir. Özellikle beyindeki ve retinadaki hücre zarlarının düzgün bir şekilde çalışabilmesi için varlığı çok önemlidir.

Omega 3, geniş ölçekteki enfeksiyon giderici ve oto immün etkilerinin yanı sıra kötü kolesterolün azalmasına da katkı sağlar.

Bu nedenle kivi, kanser, artirit ve lupus gibi hastalıkların iyileşmesine yardımcı olur. Aynı şekilde, pek çok kan hastalığının yanı sıra damar tıkanıklığı ve kan pıhtılaşması gibi hastalıklara yakalanma riskini de düşürür.

Kabızlık Önleyici

Yüksek oranda çözülebilir lif içerdiği için sindirimi ve bağırsak geçişini kolaylaştırır. Huzursuz bağırsak sendromu, ishal veya karın ağrısının belirtilerini azaltır.

Bağırsak hareketlerini desteklemek için doğal yoğurt veya tahıl gevreğiyle birlikte her gün kahvaltıda düzenli olarak kivi tüketmenizi öneriyoruz.

Cilt Koruyucu

Özellikle yaz aylarında, güneşli günlerde kivi yenmesi önerilir. İçerdiği besin maddelerinden biri olan lutein (karotenoid olarak da bilinen bir kimyasal bileşen) UV ışınlarını filtreden geçirme becerisine sahiptir.

cilt yüz kadın ayna

Kozmetik açıdan bakıldığında, akneyle, bir yaranın uygunsuz bir şekilde iyileşmesi nedeniyle kalan izlerle veya yaşlılık lekeleriyle savaşmada etkilidir.

Herhangi bir saç tipini, zarar vermeden derinlemesine nemlendirebildiği için saç bakımında kullanılmak için de çok uygundur.

Hamile veya Emziren Kadınlar İçin İdeal

Kivi önemli bir folik asit kaynağıdır. Bu suda çözülebilir vitamin hemoglobinin olgunlaşması için gereklidir. Bu yüzden özellikle de anemiyle savaşanlar veya bu hastalıktan kaçınanlar için gereklidir.

Hamile ve emziren kadınlarda ünlü B9 vitamininin önemli bir rolü vardır. Diğer faydalarının yanı sıra plasentada oluşabilecek deformasyonları ve anensefaliyi engeller. Üstelik bebeklerde omurga hasarını önlemeye de yardımcı olur.