Dansta Psikomotor Beceriler

Psikomotor beceriler zihin-beden süreçlerini belirleyen bir faktördür ve dansta hayati bir rol oynarlar çünkü dansçı zihni bedene doğru yöneltmeli ve aynı zamanda çevresinin ve bu çevrenin içinde nasıl geliştiğinin farkında olmalıdır.
 

Müzikle dans eden ve dans yoluyla bir his ileten bir dansçı her zaman göze güzel gelir. Sahnedeyken dansçılara baktığımızda hareketlerin o kadar da zor olmadığını düşünebiliriz fakat durum hiç de öyle gözüktüğü gibi değildir. Bu nedenle, çok fazla fiziksel ve zihinsel çalışma gerektirir.

Dansçılar, hareketleri tekniğe, müziğe ve duygulara bağlı tutan bir beceri geliştirmelidir ve bu becerinin adı psikomotoriktir. ‘Psiko’ terimi, ruh veya zihinsel aktiviteyi ve “motor” kelimesi ise motor kapasitesi anlamına gelir. Böylece, psikomotor beceriler bilgi, hareket ve duygu arasındaki etkileşimi yöneten disiplin olarak tanımlanır.

Hareket ve Duygu

Tepkilerimiz ve hareketlerimiz beyinden gelen emirlerle üretilir. Bütün bu dürtü ve tepki sürecinin çeşitli unsurları vardır. Bununla birlikte, şimdi odaklanmak istediğimiz şey, psikomotor becerilerin duygusal dürtülerin ve hareketlerin daha iyi kontrol edilmesine nasıl izin verdiğidir. Psikomotor becerileri üç bölüme ayrılabiliriz;

  • Bilişsel: dikkat, konsantrasyon, hafıza ve yaratıcılık.
  • Motor: vücudun hareketine hakim olmak.
  • Sosyal: çevre ile ilgili ve durumlarla karşı karşıya kalmak.
dans

Bu faktörler ayrı ayrı geliştirilebilir ve psikomotorite tüm bunların birleşmesi sonucu oluşur. Aynı şekilde, bu yeteneği geliştirmek için yaş sınırı yoktur. Fakat psikomotor becerilerin geliştirilebileceği en iyi zaman çocukluk zamanlarıdır. Bu nedenle spor yapan veya çok genç yaşlardan beri bir enstrüman çalan insanlar genellikle daha iyi psikomotor kontrole sahiptir.

 

Dansta Psikomotor Beceriler

Dans, müziğin ritmine hareketler yaratmaktan oluşan bir sanattır. Hikayelerin anlatıldığı ve duyguların iletildiği etkileyici bir ortamdır. Eski dansçı ve koreograf Martha Graham bir keresinde “dansın ruhun gizli dili olduğunu” söyledi. Psikomotor becerilerin tercüme edildiği bu birkaç kelime mükemmel bir şekilde olayı tanımlıyor.

Dansta psikomotor beceriler kesinlikle önemlidir. Ancak birbirini tamamlayan becerileri vardır. Yani, dans etmek için iyi psikomotor becerilere sahip olmalısınız ve iyi psikomotor becerilere sahip olmak için dans etmeyi de bilmelisiniz. Yani her iki parça da birbirini geliştiriyor ve birbirinden yararlanıyor.

Psikomotor Beceriler İçin İdeal Dans Hangisidir?

Sıradan bir insan için müzikle uyumlu bir şekilde bale dönüşleri yapmak çok karmaşıktır. Bunun nedeni, dansçı olarak beden ve alan duygusunun aynı düzeyde kontrol altına alınmamasıdır. Elbette, dansçılar vücut kontrolünü ince ayar yaparak ve dans etmek için akıllarıyla bağlantı kurarak çok sıkı ve uzun zaman çalışmalılardır.

bale

Temel olarak, dansın psikomotor gelişimde yaptığı şey, tüm vücudumuzu içermesidir. Eğitim sırasında bir dansçı, vücudunu baştan ayağa kontrol etmesi, koreografiyi hatırlaması, duyguları iletmesi ve sahnede kolaylıkla gerçekleştirmesi gerektiğinin farkında olmalıdır. Bu nedenle dans psikomotor becerileri geliştirmek için en iyi seçenektir.

  • Refleksler: uyaranlara hızlı ve akıllıca tepki verir.
  • Denge: bulunduğunuz pozisyonda sabit kalmanızı sağlar.
  • Ritim: doğru frekans ve zaman ile hareketler yaptırır.
  • Nefes ve gevşeme: doğru zamanda nefes kontrolü öğrenme ve vücudun kaslarını ayrı ayrı ve gönüllü olarak gevşetmeyi öğrenme.
  • Vücudun bilgisi: vücut dans sanatının aracısı olduğu için, onu oluşturan parçaların farkında olur.
  • Motor becerileri: vücudun kontrolü ve koordinasyonu.
  • Propriyosepsiyon: kasların ve ekstremitelerin pozisyonunu onlara bakmak zorunda kalmadan hissetmek.
  • İnterosepsiyon: vücudun iç kısmına göre beyne bilgi gönderen reseptörler.
  • Yaratıcılık ve ifade gücü: kişinin hissettiği ve düşündüğü şeye göre kendini yaratma ve ifade etme yeteneği.
 

Dans, birçok fayda sağlayan çok güzel bir disiplindir. Spor veya müzik gibi diğer disiplinler de psikomotor becerilerin yönleri üzerinde çalışır. Bununla birlikte, dans onu daha etkili kılan daha karmaşık bir süreci içerir. Ayrıca zekayı geliştirmek için beyni uyarır. Pina Bausch’un dediği gibi”Dans yoksa biz de kayboluruz.”