Logo image

Sporda Sosyal Adalet ve Eşitlik İlkeleri

3 dakika
Spor insanları birleştirebilir, motive edebilir ve kültürleri ve insanları ayıran en büyük çatlakları bile onarıp sorunları aşmamıza yardımcı olabilir. Bununla birlikte, sporda gerçek eşitliğe doğru giden oldukça uzun bir yol bulunuyor.
Sporda Sosyal Adalet ve Eşitlik İlkeleri
Yayınlandı: 12 Şubat, 2021 02:00
Son Güncelleme: 13 Şubat, 2021 03:22

Bugünlerde, sporda sosyal adalet ve hatta genel olarak toplumda artan eşitlik ihtiyacını görmezden gelmek neredeyse imkansız. Pek çok siyasi parti ve hareketi birbirinden ayıran farklılıklara rağmen, barış ve sosyal adalet herkesin gündeminde.

Bu tespit, tabii ki, kişisel bir görüşten daha fazlasıdır; tarih boyunca ayrımcılığın insanlık için korkunç sonuçları olmuştur. Ancak, halihazırda alınmış olan pek çok derse rağmen, bir takım önyargılar, günümüz toplumunun birçok farklı alanında da hâlâ su yüzüne çıkmaya devam ediyor. Hatta, görünüşte zararsız olan şakalar veya geleneklerin içerisinde bile fark edilmeden yer alabiliyor.

Sporda sosyal adalet eşitlik için çok önemlidir

Farkındalığı yaymak ve daha eşit fırsatlar yaratmak söz konusu olduğunda, spordan daha güçlü bir araç bulmak zordur.

Birinin nereden geldiğine bakılmaksızın, spor her zaman hayalleri gerçekleştirmek için sunduğu fırsatları daha da genişletir. Sizce bugüne kadar kaç çocuk spor yaparak olumsuz bir geçmişin birikimlerinden kurtulmayı ve hedeflerine ulaşmayı başardı? Sayamayacağımız kadar fazla.

Spor içerisinde kök salmak

Sadece profesyonel sporculardan bahsetmiyoruz tabii; yerel spor kulüplerinde ihtiyaç duydukları motivasyonu bulan genç katılımcılardan da bahsediyoruz. Pek çok çocuk futbol ya da başka disiplinler içerisinde oynayarak ailelerini yoksulluktan çıkarma fırsatı buluyor. Spor yoluyla, nihayetinde, ebeveynlerine ve kardeşlerine daha iyi şartlar ve umut verebiliyorlar.

Eşitsizliğin bu kadar belirgin olduğu bir dünyada, spor her zaman bir fırsat kaynağı olarak topluma hizmet etmiştir. Ancak, şaşırtıcı olmayan bir şekilde, spor, bir kişiyi ancak herkesin gerçekten oynamasına veya katılmasına izin veren kamu politikaları veya gerçek teşvikler yoksa, sadece belli bir noktaya kadar götürür.

Bu nedenle, sporda eşitliği teşvik etmek, insan haklarını garanti altına almak ve sosyal eşitsizliklerle mücadele etmek için kritik bir eylemdir. Ek olarak, beden eğitimi derslerini de eğitim sistemlerine dahil etmek de önemlidir.

Avrupa Birliğinde spor ve sporda sosyal adalet anlayışının toplumdaki işlevleri

Lizbon Antlaşması, Avrupa Birliği’ndeki spor etkinliklerinin düzenlemesi açısından bir kilometre taşını temsil ediyor. Türünün ilk örneği olan Antlaşma, spora özel bir önem veriyor. Spor yapmanın toplum için sahip olduğu sosyal işlevi, bu anlaşma metni, açıkça vurguluyor.

Sporda sosyal adalet için Lizbon Anlaşması yapılmış.

İlk satırlarda, Antlaşma, Birliğin aşağıdaki sorumlulukları üstlenmesi gerektiğini belirtiyor:

“Sporun kendine özgü doğası, gönüllü faaliyete dayalı yapıları ve sosyal ve eğitimsel işlevi dikkate alınarak Avrupa’da, spor konularının tanıtımına [katkıda bulunarak].”

Bu nedenle Antlaşma, spor ve benzeri aktivitelerin hem bireyler hem de topluluklar üzerinde sahip olabileceği etkiler konusunda özel bir bakış açısı tanımlamaktadır. Antlaşma ayrıca aşağıdaki sosyal konulardaki ve eğitim alanındaki sorumlulukları da vurgulamaktadır:

  • Sporda ve genel olarak toplumda eşitliği teşvik ederken her türlü ayrımcılık, hoşgörüsüzlük ve şiddetle mücadele etmek.
  • Toplumun sosyoekonomik eşitsizliklerinin ortadan kaldırılmasına yardımcı olan eşit fırsatlar yaratmak.
  • Vatandaşları, hareketsiz alışkanlıklar, aşırı kilo sorunları ve buna bağlı hastalıklarla mücadele edecek şekilde daha aktif ve daha kaliteli bir yaşam tarzı benimsemeye teşvik etmek.
  • Çocuklara ve ergenlere sağlıklı bir yaşam tarzı aşılamanın yanı sıra fiziksel ve bilişsel gelişimlerine yardımcı olmaları için eğitim sistemlerinde daha fazla beden eğitimi dersi dahil edilmesi için mücadele.
  • Gönüllülük esaslı ve herkesi kucaklayan faaliyetleri teşvik etmek.

Sporda sosyal adalet ve eşitlik: kadın sporcular

Spor konusundaki uygulamaları ile örnek alınabilecek ülkelerden olan İspanya’da, spor konularıyla ilgili temel yasal metinler, Spor Kanunu (1990) içeriğinde bulunmaktadır. Bu metin, yürürlüğe girdiği zaman diliminde spora önemli katkılar yapmış olmasına rağmen, bugün modası geçmiş durumda ve daha yeni olan sosyal değişikliklerin de gerisinde kalıyor.

Kadınlar da sporda eşitlik için önemli öznelerden biri.

İspanya spor kamuoyunda ilgi bekleyen gündemlerden bir diğeri de sporda cinsiyet eşitliğidir. Yeni Spor Yasası taslağının 2019’un başında onaylanmasının ana nedenlerinden biri de budur.

1990 yasasının yerini alacak olan yeni Spor Yasası, sporda eşitliği destekleyen kamu politikalarının oluşturulmasında devletin rolünü de güçlendiriyor. Buradaki ana amaç, kadın ve erkek sporculara eşit fırsat ve maaş dağılımını garanti etmektir.

Ek olarak, yeni yasa, kadın sporculara İspanyol kadınlarının sahip olduğu annelik haklarının da aynısını veriyor. Yeni yasa, aynı zamanda, spor federasyonlarının yönetim kurulu pozisyonlarının da en az yüzde 40’ına kadınları atamayı zorunlu hale getirecek.

Özetle, daha alınacak oldukça uzun bir yol var. Ancak, bu yasal değişiklikler, tüm vatandaşların kendilerini motive eden sporları yapma hakkına sahip olmalarını sağlamak ve buna izin vermek konusunda kritik bir rol oynuyor.



  • Ley 10/1990, de 15 de octubre, del Deporte. Extraído de: https://www.boe.es/buscar/act.php?id=BOE-A-1990-25037
  • Juan Miguel Orta Salvador. Valores de igualdad en la práctica deportiva. Diputación de Almería. Extraído de: http://www.dipalme.org/Servicios/Informacion/Informacion.nsf/1C9C7FA4EB0BD193C1257E54002B5648/$file/Juan%20Miguel%20Orta.pdf

This text is provided for informational purposes only and does not replace consultation with a professional. If in doubt, consult your specialist.